Gözlerinizi bir anlığına kapatıp omuzlarınızdaki o görünmez yükü hayal edin; hani sanki bir evin tavanı yavaşça alçalmış da sizi zemine mühürlemiş gibi. Duvarlarını binbir hayalle boyadığınız, köşesine en rahat koltuğunuzu yerleştirdiğiniz o kale; artık sığamadığınız, pencereleri nefes aldırmayan bir kutuya dönüşmüş olabilir. İnsan bazen en huzurlu sandığı limanda fırtınaya tutulur; işte o an, demir almanın…